Tarihi yapıların restorasyonuna bilimsel yaklaşım

0
112

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi tarafından tarihi ve anıtsal yapıların restorasyonunda uygulanan bilimsel yöntem ile restorasyon daha sağlam yapılırken depreme dayanıklılık da artırılıyor.

Geçmişi bugüne bağlayan en önemli mühendislik yapıları olan tarihi ve anıtsal eserler, Türkiye’nin birçok bölgesinde, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere çeşitli kurumlar tarafından verilen hibelerin yanı sıra belediyelerce gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla yeniden hayat buluyor.

Bu yapıların turizme kazandırılması açısından büyük önem taşıyan restorasyon çalışmalarında bilimsel analizlerin yapılması da en az restorasyon kadar önemli bir konu olarak değerlendiriliyor.

Tarihi yapıların hasarsız deneysel ölçümler yardımıyla yapısal davranışlarının belirlenmesi konusunda çalışmalar yürüten KTÜ, “Deneysel Modal Analiz Yöntemi” adı verilen teknik ile hem depreme dayanıklılığın artırılmasını hem de yapısal durum değerlendirme envanterlerinin oluşturulmasını sağlıyor.

Çorum Belediyesi tarafından restorasyonu yaptırılan 152 yıllık Velipaşa Hanı da KTÜ tarafından bilimsel teknikler kullanılarak restore ediliyor.

Osmanlı döneminde inşa edilen tarihi yapıda, KTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Can Altunışık ve ekibi tarafından restorasyon çalışması yürütülüyor.

– 300 tarihi yapının yapısal davranışı belirlendi

Altunışık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda Türkiye’de de popüler hale gelmeye başlayan Deneysel Modal Analiz Yöntemi ile tarihi binaların yapısal davranışlarının hasarsız şekilde elde edilebildiğini, hasar tespitinin yapıldığını ve yapı sağlığının izlenebildiğini anlattı.

Söz konusu yöntem sayesinde incelenecek tarihi yapılara yerleştirilen hassas ivme ölçerlerden gelen titreşim sinyallerinin işlenmesi ile yapısal davranışın binaya herhangi bir zarar vermeden elde edilebileceğini kaydeden Altunışık, “Nasıl insanlar belirli aralıklar ile doktora gidip kontrollerden geçiyor ve ‘erken teşhis hayat kurtarıyor’ diyorsak, bizler de tarihi yapılarını röntgenini çekiyor ve erken teşhis ile birlikte hayat kurtarmaya çalışıyoruz.” dedi.

Son 10 yılda tarihi binaların hasarsız deneysel ölçümler yardımıyla yapısal davranışların belirlenmesi üzerine detaylı çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Altunışık, “Bu yapılara örnek olarak tarihi yığma ve ahşap köprüler, cami ve minareler, kuleler, bacalar, anıtsal yapılar, hamamlar örnek verilebilir. Şu ana kadar yaklaşık 300 tarihi yapının yapısal davranışı deneysel olarak belirlendi, bazılarının da deprem güvenlik raporları ile güçlendirme projeleri hazırlandı. Çalışmalar kapsamında ülkemizde tarihi yapıların yapısal durum değerlendirme envanterlerinin oluşturulması ve uzun süreli yapı sağlıklarının izlenmesi hedeflenmekte.” ifadelerini kullandı.

Altunışık, gerçekleştirilen deneysel çalışmaların restorasyon sonrası da tekrarlanmasının önem taşıdığını vurgulayarak, yapılacak tekrarlı çalışmaların özellikle restorasyon uygulama başarısını ortaya koymak adına hayati önem arz ettiğini aktardı.
AA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here