Sokak hayvanlarına önce gönüllerini sonra evlerini açtılar

0
4

Yalova’da bir araya gelen kadınlar, arazilerine yaptıkları barınaklarla ve yuvaya dönüştürdükleri evleriyle hayvanlara gözü gibi bakıyor.

Kentte sokak hayvanları için önemli çalışmalara imza atan Yalova Patileri Derneği de üyeleriyle kentin birçok noktasında ihtiyacı olan sokak hayvanlarının imdadına yetişiyor.

Dernek üyelerinden 64 yaşındaki Nevin İnce, AA muhabirine, hayvanları çok sevdiği için kalan ömrünü onlara adadığını söyledi.

  • Evini hasta ve yaralıların da olduğu 30 kediye yuva yaptı

Oğlunun isteği üzerine 15 yıl önce bir kedi sahiplendiğini belirten İnce, o tarihten sonra sokakta gördüğü yaralı ve hasta kedilere de bakmaya başladığını anlattı.

İnce, oğlunun kedisini kaybettikten sonra kedilere karşı daha fazla ilgi beslediğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Şu anda 30 kedim, 2 köpeğim var ve evimde onlara bakıyorum. Bunların hepsi sokakta kalan hayvanlar. Onlar beni çok mutlu ediyor. Onları çok seviyorum, evlat gibiler. Hepsinin ismini biliyorum ve çağırdığımda onlar da kendi isimlerini biliyor. Onlar için sabah 06.00’da kalkıyorum ve mamalarını, sularını veriyorum. Akşam saatlerinde de tekrarlıyorum. Evdeki insanlar gibi, evlatlarım gibi bakıyorum yani. Sokakta olmaları çok zor. Sokaktaki kediler bir yaşından sonra hastalanıyorlar. Hepsine ayrı ayrı bakım gerekiyor. Ben de onları evime alarak bakımlarını yapıyor, gerektiğinde veterinere götürüyorum.”

  • Kedilerle yaşamak için evini değiştirdi

Kedileriyle evinde yalnız yaşadığını, oğlunun kedilerin ihtiyaçları konusunda elinden geldiği kadar yardımcı olduğunu söyleyen İnce, kedi sayısının fazla olması nedeniyle sıkıntı yaşadığını belirtti.

İnce, kedilere rahat bakabilmek için önceki evini tepkiler üzerine değiştirdiğini kaydederek, şöyle konuştu:

“Bu evi kedilerimle beraber yaşamak için ayarladım. Bana hiç kimse yardımcı olmadı hatta komşular şikayet ediyorlar. Onlar karşı çıkıyorlar ama ben bakmaya devam edeceğim. Kedilerimin aylık mama ve ihtiyaçları için 5 bin liradan fazla harcama yapıyorum. Elime geçen tüm parayı onlara harcıyorum. Oğlum dışında kimse yardımcı olmuyor. Şikayet etmiyorum ama bana yardım edilirse hayvanlara daha iyi bakarım. Onlarla aynı evde yaşamak çok güzel. Onları evin birer ferdi olarak görüyorum. Bakımları çok zor, hastalıkları var, hepsi değişik mama istiyor, artık yemiyorlar. Hasta olanlara özel mama alıyorum. Hepsine ayrı ayrı ciğer, tavuk gibi özel mama hazırlıyorum. 30 kedi ve 2 köpeğe bunları hazırlamak çok zor oluyor.”

  • “Veteriner olmak istiyordum ama öğretmen oldum”

Çiftlikköy ilçesindeki Diriliş İmam Hatip Anadolu Lisesi öğretmenlerinden Dilek Bulanık Köroğlu da dernek desteğiyle arazisine yaptığı kulübelerde 27 köpeğe bakıyor.

Çoğu yaralı, kör veya hasta köpekler için gecesini gündüzüne katan Köroğlu, çocukluk yıllarından itibaren kedi ve köpeklere karşı ilgisinin olduğunu ifade etti.

Köroğlu, veteriner olmak istediğini ancak öğretmen olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“İyi de oldu. Öğrencilerime hayvan sevgisi aşılıyorum. Zaman zaman zehirlemeler oldu bazı bölgelerde. Onları görünce çok üzüldüm ve ne yapabileceğimizi arkadaşlarla düşündük. 3 yıl önce yaralı köpekleri tedaviye götürme, kısırlaştırma ve bakımlarını yapmaya başladık. Sağlığına kavuşturduğumuz köpeklerin çoğunu sahiplendirdik ama sahiplendiremediğimiz köpekleri sokağa bırakmadık. Buraya kurduğumuz yerde bakmaya çalışıyoruz. Akşam saatlerinde tanıştığımız marketleri gezerek kasap artığı kemikleri alıyoruz. Gece burada buğday kepeği ile karıştırıp iki tencere kemik pişiriyoruz.

Sonra da soğuyunca önlerine bırakıyorum. Kuru mama almıyoruz. Bütçemizi daha çok tedaviler için kullanıyoruz. Şu an 30’a yakın engelli, hasta veya bakım gereken köpeğimiz var. Yani bizimle bir ömür boyu yaşayacaklar.”

  • “Onları seviyorum ve ömür boyu onlarla yaşamayı düşünüyorum”

Okulda öğrencilerini rehabilitasyon merkezlerine götürerek hayvan sevgisi aşılamaya çaba gösterdiğini dile getiren Köroğlu, kendisi için de hayvanlarla ilgilenmenin bir terapi olduğunu ifade etti.

Köpeklerin kendisine olan ilgi ve sevgisinin tüm yorgunluğunu aldığına dikkati çeken Köroğlu, şöyle konuştu:

“Bedensel olarak yorucu bir iş ama bana da egzersiz oluyor. Kendimi sağlıklı hissediyorum onlar sayesinde. Sabah kalktığımda beni selamlıyorlar ve günüm daha güzel başlıyor. Onları seviyorum ve ömür boyu onlarla yaşamayı düşünüyorum. Mesela kör anne köpeğimiz var. Onu bir hafta enjektörle besledik. Onu bir daha sokağa salmayı düşünmüyorum. Tekrar o travmayı yaşamasını istemiyorum, ölene kadar benimle kalacak. Manevi bağ kurduğum köpeklerim de var. İzmir’de otoyola bırakılmış bir minyatür köpek vardı. Ona da ölene kadar bakacağım.”

AA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here