Türk mimarisi minareler Avrupa ve Afrika’yı süslüyor

0
143

Bartın’da faaliyet gösteren çelik konstrüksiyon firması tarafından Selçuklu ve Osmanlı mimarisine uygun olarak üretilen çelik minareler, Avrupa, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor.

Ulus ilçesi Kumluca beldesinde 1844’de dedeleri tarafından kurulan sıcak demir atölyesini 1996’da devralan iş adamı Ramazan Çeliker, küçük bir atölyeden 25 bin metrekarelik fabrikaya dönüştürdüğü işletmesiyle ülke ekonomisine katkıda bulunuyor.

5’inci kuşak olarak devraldığı iş yerinde demir doğrama, kapı ve kamyon kasası imaline birkaç yıl içinde çelik konstrüksiyon, çelik minare ve hafif çelik yapı üretimini de ekleyen Çeliker, 2009 yılında teşvikten yararlanarak Özel Organize Sanayi Bölgesinde 2 milyon dolar yatırımla üretimini fabrikaya taşıdı.

25 bin metrekarelik alanda konteyner, nakliye ve vinç grubuyla hizmet veren firmanın Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde ürettiği depreme dayanaklı çelik minareler, yurt içinde tüm bölgelerin yanı sıra Avrupa, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor.

– “İsviçre’nin son minaresini biz diktik”

Fabrika Genel Müdürü Ramazan Çeliker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 200 metrekarelik atölyede başladıkları demircilik işinde bugün dünyanın dört bir yanına ihracat yapan bir şirkete dönüştüklerini söyledi.

Çelik minare ve kubbe üretimiyle sürdürdükleri çelik konstrüksiyon uygulamalarında hizmet ağlarını genişlettiklerini dile getiren Çeliker, şunları kaydetti:

“Özellikle 1999 Marmara Depremi’nden sonra şiddetli sarsıntılara bile dayanan çelik minarelere talep arttı. 2008’den itibaren ihracat yapmaya başladık. Bugüne kadar İsviçre, Katar, Güney Afrika ve Almanya’da minare diktik. Son minaremizi de Sudan’a gönderiyoruz. Referandumla yeni minare yapılmasına yasak getirilen İsviçre’de, Olten Türk Kültür Ocağı’na yaptırılan ülkenin son minaresini de biz inşa etmiştik.”

Ülke genelinde 79 ilde minare diktiklerini aktaran Çeliker, “Şu anda 65 yıl garanti verdiğimiz ve 15 ile 30 gün arasında montajını yaptığımız minarelere talep sürekli artıyor. Hedefimiz, yıllık 750 olan minare üretim kapasitemizi de yükseltmek.” dedi.

– “Çelik minarelerde hasarı düzeltme şansı yüzde 100”

Çelik minarelerin deprem gibi doğal afetlere dayandığını, betonarme sistemlere göre de çok daha uzun ömürlü olduğunu ifade eden Çeliker, istenilen ölçü ve özel tasarımla tek ve çift şerefeli ya da özel tasarımlara uygun şekilde fabrikalarında hazırlanarak camilere kurulumu yapıldığını anlattı.

Son olarak Sudan’a da minare göndermenin gururunu yaşadıklarını ifade eden Çeliker, 122 santimetre çapında, 10 metre uzunluğunda ve 2 ton ağırlığındaki minarenin Sudan’a gönderileceğini kaydetti.

Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde ürettikleri minarelerin dayanıklılıklarının yanında estetik görünümünden dolayı da tercih edildiğini belirten Çeliker, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çelik konstrüksiyon üzerine fiberglas ve alüminyum kaplama yaptığımız çelik minare, üstün mukavemet özellikleri sayesinde tasarımda büyük esneklik sağlamasının yanında deprem gibi doğal afetlere dayanma gücü yüksek. Betonarme minarenin deprem gibi doğal afetlerde gördüğü hasarlarda geri dönüşümü yoktur ama çelik minarede hasarları yüzde 100 düzeltme şansı vardır.”

Çeliker, şu ana kadar yaptıkları 40 metre boyundaki en uzun minareyi Sakarya Üniversitesi’ndeki camiye diktiklerini sözlerine ekledi.

AA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here